Selçuk Bayraktar, Patronlar Dünyası'na verdiği röportajda kendisini "Türk Müslüman Selçuk Bayraktar. Bu ülkenin evladı" şeklinde tanımladı. Bu tanımlamanın ardındaki düşüncelerini paylaşan Bayraktar, "Biz etnik olarak tek bir millet değiliz; Selahaddin Eyyubi ve Fatih Sultan Mehmet’in torunlarıyız" ifadelerini kullandı.
Röportajda çocukluğuna, havacılık tutkusuna ve yaşam felsefesine dair içten paylaşımlarda bulunan Bayraktar, Sarıyer’in Garipçe köyündeki büyüme yıllarını anlattı. Denizin ve teknenin bir parçası olarak büyüdüğünü belirten Bayraktar, ilk balık tutma serüveninin 6 yaşında başladığını ve 10 yaşına geldiğinde adeta bir kaptan gibi hissettiğini ifade etti.
Bayraktar, Garipçe ile olan duygusal bağını vurgulayarak burayı “son istirahatgah yeri” olarak tanımladı. Aile kökleri ve babası Özdemir Bayraktar’ın anısını yaşatmanın kendisi için önemli olduğunu belirtti.
Eğitim hayatına da değinen Bayraktar, annesinin desteğiyle Robert Kolej’i kazandığını, ancak babasının okuldaki misyoner kökleri hakkında onu uyardığını aktardı. Hem Robert Kolej hem de Massachusetts Institute of Technology (MIT) deneyimlerini paylaşan Bayraktar, gülerek "Hala laz uşağı olarak duruyorum; anacığım Kastamonulu, eğer ikisi de Trabzonlu olsaydı başka bir durum söz konusu olabilirdi" dedi.
Son olarak, kendisini tanımlarken "Türk Müslüman Selçuk Bayraktar" demekten gurur duyduğunu belirten Bayraktar, kültürel ve tarihsel mirasını asla unutmadan bir Türk evladı olarak yürüyüşüne devam edeceğinin altını çizdi.