Son günlerde ABD'de yaşanan siyasi belirsizlikler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yeni başkan adaylığı sürecinin belirsizliği, piyasalardaki dalgalanmaları artırdı. Bu durum, değerli metallerde cuma günü başlayan düşüş trendinin yeni haftanın ilk işlem gününde daha da hız kazanmasına neden oldu.
Altının ons fiyatı, 29 Ocak'ta 5,600 dolar seviyesini aşarak yeni bir rekor kırarken, 30 Ocak Cuma günü %9 oranında değer kaybederek bugün 4,500 doların altına geriledi. Gümüşteki kayıplar ise daha belirgin hale geldi; gümüş, Cuma günü %26 gibi tarihinin en büyük günlük düşüşlerinden birini yaşarken, bugün de %14 daha değer kaybederek 75 doların altına düştü.
Özellikle gram altın fiyatında 1,600 TL'lik kayıp, yatırımcıları zor durumda bıraktı. Altın ve gümüşü zirveden alanlar, bu kayıplarla başa çıkmak için ne yapacak? Analistler, sürpriz bir senaryo paylaşıyorlar.
YATIRIMCILAR NAKİT İHTİYACINA YÖNELDİ
Analizler, bu ani düşüşlerin ardında yatan başlıca sebeplerden birinin, vadeli işlem piyasalarındaki teminat tamamlama zorunluluğu (margin call) olduğunu belirtiyor. Yatırımcıların diğer varlıklardaki kayıplarını karşılamak için nakde yönelmesi, satış baskısını artırdı. CME Group'un vadeli piyasasında teminat artırması ve bazı yatırımcıların nakit ihtiyaçlarıyla tasfiye sürecine girmesi, bu durumu daha da kötüleştirdi. Ayrıca, Minneapolis'te yaşanan olaylar sonrasında ABD hükümetinin kısmi kapanma sürecine girmesi, risk iştahını daha da zayıflatmış durumda.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Kevin Warsh'ı Fed Başkanlığına aday göstermesi, piyasada daha uzun süre yüksek faiz beklentilerini artırırken, bu durumun doları güçlendirdiği ve faiz getirmeyen altın ile gümüş gibi varlıkların cazibesini azalttığı ifade ediliyor. Bu ortamda altın, artık eski güvenli liman işlevinden ziyade yatırımcılar için likidite kaynağı olarak değerlendiriliyor.
Diğer yandan, piyasa değeri açısından en büyük kripto para birimi Bitcoin’in fiyatı da kısa süreliğine 75,000 doların altında işlem gördü.