04 Şubat 2026, Çarşamba 05:31
Son Dakika | EKONOMİ

2026 Yılına Doğru Araç Kiralama Sektöründe 'Mobilite Deneyimi' Ön Planda

Fırat Fidan, araç kiralama sektörünün 2026 yılına ilişkin büyüme tahminlerini ve mobilite deneyimine verilen önemi vurguladı. Küresel pazarın 169 milyar dolara ulaşması beklenirken, Türkiye'nin operasyonal hacminin Avrupa ile rekabet eder seviyeye ulaştığını belirtti.

Fırat Fidan, son yaptığı açıklamalarda araç kiralama sektörünün geleceğine dair önemli öngörülerde bulundu. Küresel araç kiralama pazarının büyüme ivmesinin sürdüğünü belirten Fidan, 2026 yılında bu pazarın 169 milyar dolara yükseleceği tahmininde bulundu. Uzmanlar, 2026-2031 döneminde sektörde %10,36'lık bir bileşik yıllık büyüme oranı bekliyor. Bu gelişmeler, araç kiralama hizmetlerinin küresel mobilite ekosisteminin kalıcı bir unsuru haline geldiğini açıkça gösteriyor.

Türkiye pazarına dair yapılan güncel araştırmalara göre, TOKKDER–NielsenIQ verileri, operasyonel araç kiralama sektörünün aktif büyüklüğünün 314,7 milyar TL seviyesine ulaştığını ve yönetilen filonun 235 bin araç düzeyinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu rakamlar, Türkiye'nin araç kiralama pazarındaki gücünün artık yalnızca bölgesel değil, Avrupa düzeyinde de dikkate değer bir ölçeklediğini gösteriyor.

Avrupa ve Kuzey Amerika’da dijital rezervasyon, sözleşme ve teslim süreçleri standartlaşırken, Türkiye'de havalimanı operasyonlarında dijital kullanıcı deneyimi önemli bir gelişim gösteriyor. Şehir içi noktalarında ise yatırımlar hızla artarken, dijital dönüşüm süreci giderek ivme kazanıyor. Bu, Türkiye pazarında kullanıcı deneyiminin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağını gösteriyor.

Fidan ayrıca, yapay zeka ve otomasyonun operasyonları hızlandırmasına rağmen, sektörde güvenin en önemli unsur olduğunu vurguladı. Kullanıcıların sürecin işleyişini anlamak ve neye neden ödeme yaptıklarını bilmek istediklerini belirten Fidan, geleceğin kazananlarının teknolojiyi şeffaflık ve adalet için ulaştırabilen firmalar olacağını ifade etti.

Ayrıca, araç tedariki, finansman, bakım maliyetleri ve ikinci el değeri gibi unsurların da stratejik bir denge gerektirdiğini belirtti. Elektrikli ve hibrit araçların sektörde giderek artan bir yer edindiği ifade edilirken, bu dönüşümün altyapı ve kullanıcı alışkanlıklarıyla yönetilmesinin önemine dikkat çekildi.

2026 yılı için beklenen değişimlerin bir sonucu olarak, dijital altyapısını güçlendiren ve müşteri iletişimini şeffaf şekilde yürüten şirketlerin sektörde kalıcı bir güven oluşturacağı öngörülüyor. Gelecek dönemde elde edilecek başarı, operasyonel disiplin ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımını temel alan tutarlılıktan geçecek.

REKLAM İçerik Arası